Uyarı sayısını düşürmek bir hedef değil, bir sonuçtur. Hedef, her uyarının bir karara bağlanabilmesidir.
Uyarı yorgunluğu genelde hacim sorunu olarak konuşulur. Asıl sorun, uyarının analiste ne yapması gerektiğini söylememesidir.
Karara bağlanabilir uyarı
Bir uyarının üç şeyi taşıması gerekir:
- Neyin etkilendiği — varlık, hesap, sistem.
- Neden önemli olduğu — bu varlığın iş bağlamı.
- Sonraki adım — kim, ne yapacak, hangi süre içinde.
Bu üçü yoksa uyarı bir bildirimdir, bir iş değil.
Eşik kurmak
Her bulgu türü için "ne zaman vaka açılır" eşiğini önceden yazın. Eşiğin altındakiler raporlanır ama uyarı üretmez. Bu, hacmi düşürmenin en dürüst yoludur: bilgiyi atmazsınız, sadece kesintiye dönüştürmezsiniz.
Ölçüm
"Günlük uyarı sayısı" yerine "kapanan uyarıların kaçında bir aksiyon alındı" oranını izleyin. Bu oran %10'un altındaysa sorun hacimde değil, eşiktedir.



